Az önce Boris aradı (bilmeyenler için, Boris ile birlikte müzik yapıyoruz). Yarın çalışma öncesi konuşalım diyor. Yorgun ve bozuktu sesi. İşi ve yeni başladığı okulu yüzünden müziğe istediği kadar zaman ayıramadığından şikayetçiydi.
Boris 45 yaşında. Belki orta yaş krizine giriyordur. Belki de zamanında yapmadıklarının pişmanlıkları birikmiştir.
Boris’i görünce bazen aklıma kendi geleceğim geliyor. Hayatının her anında müziğe yer açabilmiş olmasını kendi hayalimdeki geleceğime benzetiyorum.
Peki ben gerçekten bunu yapabilecek miyim?
Yapmak isteyecek miyim?
Yaparsam Boris gibi krizlere sürüklenecek miyim?
Daha 6-7 yaşımdayken roman yazacağım diye gezerdim. Bir defterim vardı, hiç bitirmediğim bir romanın ilk bilmemkaç sayfasını abidik el yazımla yazmıştım. İlkokulda da oyun yazarıydım. Her hafta bir skeç. Ortaokulda da bir kısa hikaye serisi yazmıştım. Orta 3’te karikatür çizerdim. Lise’de şiiri keşfetmiştim. Ardından da gitar ile birlikte besteyi.
Lise mezuniyetimde edebiyat öğretmenim Engin Taş, yıllığıma “sen şiiri bırakmazsan şiir de seni bırakmaz” yazmıştı. Haklıymış. Kötü yoldan anladım.
Üniversite’de müziği bırakmamaya söz verdim. bir ara düzenli olarak 5 grupta birden çalıyordum. Haftada her gün en az bir, bazı günler 2 çalışmam oluyordu ve bu sırada haftada 2 sahne/konser de cabası. Sonradan Universal’de yapımcı olan Erkan abinin teklifini kabul edip karakterini beğenmediğimiz için gruptan attığımız Emel’i geri çağırsaydık album bile yapıyorduk az kalsın. Değmez dedik.
Bugün ise sadece evimde gitar ve bağlama, bazen de grup denk getirirsem bas çalabiliyorum. Bir tek sahne tozu yuttum diye olsa gerek, arada onu özlüyorum, o kadar.
Hobileri terketme performansıma bakarak merak ediyorum. Acaba 15 sene sonra Boris’in yaşına geldiğim zaman, müzik benim için 6 yaşımdaki yarım kalmış roman gibi mi olacak? Hikayeler gibi unutulmuş, şiir gibi terkedilmiş mi olacak?
Korkuyorum herşeyi eskiye gömüp sonra orta yaş krizine girmekten. Korkuyorum orta yaş krizine hiç girmeyecek kadar büyüyememekten. İki ucu boklu değnek derler ya. İşe bak. 30 yaşına geldim, hala büyümekten korkuyorum.
Bir yanıt yazın