Soma

Bazen daha duygusuz olmayı istiyorum. Çoğunda ağır geldiğinden.

Kendi işime bakmaya devam etmek, erişemeyeceğim dertleri kendime yük etmemek istiyorum. Yıllardır yurtdışında bunu çoğu zaman yapabiliyorduk, ama bazen olmuyor işte. Ne kadar kendini avutsan da “uzağım, ne yapabilirim ki, sen işine bak işte” diye… Bazen olmuyor. Çoğu zaman oluyor da işte… Bazen olmuyor.

Bazen yetmiyor hislerim. Çoğu zaman silah olarak kullandığım yumuşatma taktiklerim, görmezden gelme manevralarım, refleks olarak kullanıldığında bazen kendimi bile tiksindiriyor. Zaten bazen işe de yaramıyorlar. İşte o işe yaramadıkları zaman, eksilmemiş haliyle bile hislerim yetmiyor. Bazen taşmak istiyorum. Taşsam da en azından birazından kurtulsam. Bir bardakmışım gibi, içimde pislik ağzıma kadar dolmuş gibi. Biri üzerime bir damla daha koysa da bari en azından belki taşarken biraz pislik akar. Ama yetmiyor hislerim taşmaya. Doluyor, doluyor, sadece şişiyor, kabarıyor.

Bugün taştım. Ergenliğimde böyle değildim, sonradan oldum sanırım böyle. Zor ağlıyorum… çok şükür mü desem ne desem bilmem. Normalde iyi bişey gibi, reflekslerim, manevralarım işe yarıyor demek. Ama bugün taştım. Zoru başardım sanırım. Onu da ben yapmadım ya, yaptılar. Yaptılar da bana mı yaptılar sanki? 300 diyorlar ama belki 500 kişiye yaptılar. O yüzden taştım. Sabrım da kolay taşmazdı halbuki, gözüm de. Bugün gözümden taştım.

Bazen üzülüyor insan. Benim gibi üzüntüsünü bastırma refleksi geliştirmiş biri demek ki bazen üzüldüğüne bile sevinemiyor. “Üzüldüysem demek…” diyor, “çok üzücü”. Bazen üzüldüğüne bile üzülüyor insan. лобановский александр харьковWPS Performance Station отзывы

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir