Etiket: Emek ve Dayanışma Günü

  • Ayakların Başımızın Üstünde Yeri Var

    Yılların ardından nihayet 1 Mayıs’ı hem Taksim’de kutladık, hem de yurdun birçok meydanında. Kutlamalarda az çok bazı taşkınlıklar yine yaşanmış olsa da olaylar büyümediği gibi, geçen senelerden alıştığımız “orantısız güç” sahneleri yaşanmadı.

    Bu konuda bana göre en büyük sorumlu hükümet ve emniyet güçleri. Nasıl geçen 2 sene 1 Mayıs olaylarının neredeyse tüm sorumlusu da onlardıysa, bu sene yaşanan 1 Mayıs’ın olması gereken şekilde geçmesini sağlayan da yine hükümet ve emniyet güçleridir.

    Bu konuda basında çeşiştli yazılar yayınlandı. Bunlar içerisinde benim düşüncelerime neredeyse birebir tercüman olan “Provokatör yönetimlermiş” yazısıyla (yine) Fatih Altaylı oldu.

    Bu sene de dahil geçtiğimiz üç 1 Mayıs’ın özeti de sanırım Fatih Altaylı’nın yazısındaki şu cümlede gizli:

    Devlet bu yıl provoke etmeyince tertemiz bir bayram yaşadık. Yıllarca boş yere işçilerden korkmuşuz. Asıl korkulması gereken, özgürlüklerin kısıtlanmasıymış.

    Bu sene güzel geçen kutlamaların ardından geçen seneki “ayaklar baş olursa” yorumundan 180 derece dönüp kendine pay çıkartan Başbakan Erdoğan ve geçen senelerin sorumluluğunu katılımcılara atan İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın başta olmak üzere, bundan sonraki tüm yöneticiler de umarım kötü ile iyiyi yanyana değerlendirip gerekli dersi alır ve yıllarca bu kutlamalar bu şekilde sürer. Eninde sonunda toplumsal olayların iyisinde de kötüsünde de 1 numaralı sorumluluk sahibi yöneticilerdir.

    En kötü 1 Mayıs’ımız böyle olsun!

  • 1 Mayıs Geliyor, Maçlara Önlemler Alındı ?!

    Bundan 3 hafta kadar önce İstanbul valisi Muammer Güler 1 Mayıs için Taksim’e izin verdiklerini açıklamıştı. Ben de çoğu demokrat gibi bu açıklamaya sevinmiş fakat yine de çoğu 1 Mayıs takipçisi gibi geçmişi hatırlayarak şüpheyle bakmıştım.

    Bugün ise yoğurdu boşuna üflemediğimizi ispatlarcasına bir haberle gördük ki aynı Muammer Güler hafif bir ayar çekerek “Taksim’i miting değil şenlik için verdik” demiş.

    Bu açıklama ince işlenmiş bir açıklama gibi gözükse de 1 Mayıs’ta Taksim’e toplanmak isteyen kalabalığın öncelikli hasreti bu meydanda miting ile birlikte şenlik yaşamak. İlk yazıma Bekam’ın yazdığı yorumda öngördüğü gibi 1 Mayıs’ı apolitikleştirme amacı olduğu doğrulanmış gibi görünüyor. Öncelikle Bekam’ın yorumunu bu öngörüsündeki isabetten dolayı kutlamak gerekiyor. Vallahi helal olsun.

    Benim her zamanki gibi en çok sinirlerimi geren nokta ise basındaki 3 maymun tavrı. Sanki 1 Mayıs’ı haber yapmak için illa birilerinin kafasının gözünün yarılması gerekiyor, biber gazlarının sıkılması, sloganlar atılması gerekiyor.

    Belli ki basın 1 Mayıs’ın olaylı geçeceğinden emin. Habertürk bu beklentisini Muammer Güler’in açıklamasından ziyade o gün İstanbul polisinin ne zorluklar çekeceğini vurgulayarak vermiş. Buraya kadarı anlaşılır olsa da, haberin kapanışı ise bambaşka bir inci:

    Bu arada İstanbul Valisi Muammer Güler bugünkü açıklamasında futbol maçlarıyla ilgili gerekli önlemlerin alındığını açıkladı.

    Hani 1 Mayıs’ta 2 maç var, bir de Taksim’de bir takım şeyler olacak. Ama korkacak bir şey yok, önemli olan konuda, yani maçlar için yeterince önlem alınmış. Futbolseverlerin içi rahat olsun.

    Muammer Güler’in açıklamasıyla ilgili iki haberde verilen birer cümle ile yargıya varmak güç de olsa, görünen o ki 1 Mayıs konusunda izin vermekle falan 1 Mayıs’ın o bayramı kutlayacaklar için anlamını henüz çözememişler.

  • 1 Mayıs'a Taksim İzni Çıktı… Şimdilik…

    İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs için bu sene Taksim’e izin vereceklerini açıkladı. Halbuki geçen sene aynı dönemlerde Başbakan sendikaları yasadışı eylem propagandası yapmakla suçluyor, valilik “Taksim uygun değil” diye bas bas bağırıyordu. Bu sene ise “kanunun öngördüğü istisna çerçevesinde” kabul edildi 1 Mayıs.

    Geçen 2 seneyi çok net hatırlıyorum. Ara sokaklarda polis tarafından kovalanan, gazlanan, coplanan “yasadışı eylemci” grupları hatırlıyorum. Eylemcilerin “makul sayı” polemiğini ve polisin “orantılı güç” tartışmalarını gündeme taşıyan tavırlarını hatırlıyorum…

    Bu sene ne olacak merakla bekliyorum. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş misali; 1 Mayıs resmi tatil de olsa önceki sene olanlardan ağzım yandığı için, Taksim’de makul sayıya izin verilse de geçen sene olanlardan ağzım yandığı için, bu sene Taksim izni verilmiş olsa da 1 Mayıs’ı derin derin üfleyerek, merakla bekliyor olacağım.

    Umarım bu sene 1 Mayıs bir resmi tatile yakışan şekilde, fiziksel müdahalelerden uzak, halkın özgürce kutlamalarıyla geçer.