Etiket: CHP

  • Baykal Geri Dönerse CHP Biter…

    Baykal istifa ettiğinde önce yerine kim geçecek sorusu akıllara geldi. Ağırlıklı olarak en popüler isim Kılıçdaroğlu gözükse de CHP’de böyle bir eğilim olmadığını tahmin ediyorum. Fakat ne olursa olsun, benim anlayamadığım şey bazı CHP’lilerin Deniz Baykal’a karşı gösterdiği anlamsız ve gözükara destek.

    Baykal’a yapılan komployu elbette insan olan, azıcık onuru olan herkes kınayacaktır. Baykal’a karşı yapılan bu eylem karşısında, görüntülerin gerçek olmadığını varsayarak elbette her CHP’li Baykal’ı koruyacaktır.

    Fakat ne olursa olsun. Bundan 5 gün önce seks skandalı iddiası sebebiyle istifa etmiş bir kişiyi, bu seks skandalı hakkında en ufak bir açıklama, delil, ipucu bile ortaya çıkmadan nasıl bir anda geri çağırabiliyor bu insanlar?

    Görünen o ki bazı CHP’liler skandal gerçek olsa da olmasa da Baykal’ı geri istiyor. Bu da bana göre siyasi körlükten başka birşey olamaz.

    Gelelim basında dünden beri konuşulan “acaba Baykal geri mi dönecek?” sorusuna. Baykal belli ki bu seçeneği de düşünüyor. Hadi Baykal’ı anladık. Adam yıllardır ne kadar sevilmediğini anlamamış, birden bugün mü jeton düşecek?.. Ama basına ne oluyor da herkes sanki Baykal dönemliymişçesine bu konuyu kaşıyor? Hangi mantıkla heryerde “Baykal dönsün mü?” anketleri çıkartılıyor?

    Eğer Baykal şu an geri dönerse, istifa ederek bir nebze yumuşattığı karşıtlarını daha da sinirlendirir, tabanından da uzun vadede tepkisel olarak büyük kayıplar verir.

    Baykal skandal açıklığa kavuşmadan geri dönerse istifası siyasi bir oyun olarak kalır.

    Baykal skandal açıklığa kavuştuktan sonra dönerse de sonsuza kadar “koltuk sevdalısı” damgasından kurtulamaz.

    Sözün özü odur ki; Baykal komplo kurbanı da olsa, haksızlığa uğramış da olsa; hazır istifa etmişken, bir daha geri dönmeyerek nihayet CHP’nin önünü açmalıdır.

    Her ne kadar bu olay siyasi tarihimiz açısından aynen Devlet Bahçeli’nin dediği gibi “kapkara bir leke” olsa da, CHP’nin başına konmuş bir talih kuşudur.

    Baykal dönerse kuş da ölür, CHP de…

  • …Ve Deniz Baykal İstifa Etti

    Malum “seks skandalı iddialarının” görüntülerinin ardından Deniz Baykal ilk açıklamasını bugün yaptı, ve CHP genel başkanlığından istifa etti.

    Deniz Baykal kasedin komplo olduğunu, “imal edilmiş” olduğunu söylüyor. Beklenenin aksine skandal iddiasını kabul etmemesine rağmen istifa ediyor.

    Deniz Baykal’ın CHP genel başkanlığından istifasını 4 gözle bekleyen tüm CHP seçmeni eminim bu tür bir istifayı beklemiyordu. Eminim, rakip parti taraftarları, CHP düşmanları bile bunu beklemiyordu. Fakat Deniz Baykal salondan yükselen “Yapmayın!” seslerine rağmen istifasını açıkladı.

    Deniz Baykal hayatının en doğru kararını verdi ve tartışmasız bugüne kadarki en haklı açıklamasını yaptı. Keşke bu, bu kadar talihsiz bir olay olmasaydı.

    Kaset skandalı doğru varsayarak konuşmuştuk bugüne kadar. Deniz Baykal’ın bu açıklamasıyla artık kasedin sahte olduğunu varsayacağız. Bu da skandalı daha da büyük bir hale sokuyor. Bu varsayımla, sorumluların en kısa zamanda ensesine yapışılması gerekiyor.

    .

    CHP ise bu talihsiz ve kalleş olaydan bu istifa ile en ufak hasarla, hatta faydacı bir bakış açısıyla bir dahaki seçimleri düşünürsek, muhtemelen çok büyük bir oranla kazançlı çıkacaktır. Deniz Baykal’ı yakan bu olay, bu istifa ile CHP’yi yükseltecektir.

    .

    Her işte bir hayır vardır ya… Umarım bu işin sonu da hayır olur.

  • AKP CHP Farkı

    CHP’nin kadrosunda Kemal Kılıçdaroğlu olmasa ne olacaktı gerçekten merak ediyorum. Tam olarak popülist, hızla oy kazandıracak bir çizgisi olmasa da uzun vadede saygı uyandırdığı kesin. Bugün de çıktı ve haftalardır CHP’li bir sürü vekilin beceremediğini yaptı ve Deniz Feneri ile ilgili “ıslak imzalı” belgeler çıkartıp basına dağıtarak nihayet konuya tekrar dikkat çekti. Hızını alamamış olacak ki pek sevdiğim “Ankara Kralı” İ. Melih Gökçek’e de iki soru gönderdi.

    Kemal Kılıçdaroğlu Gökçek’e soru sordu ama aslında Melih Gökçek günlerdir Deniz Baykal ile laf dalaşına girmeye çalışıyordu. Siyaset raconu malum, Deniz Baykal’ın makam olarak muhatabı Gökçek değil. O yüzden cevap vermemesine şaşırmadım. Peki ya Kemal Kılıçdaroğlu olmasaydı? Bu karşılık kimden gelecekti? Karşılık veren kişi acaba nasıl bir tavırla karşılık verecekti? CHP yatıp kalkıp dua etsin ki Kemal Kılıçdaroğlu var imdada yetişecek. Yoksa eminim kim olursa olsun Melih Gökçek’in pişmiş gülüşü karşısında vızır vızır zırvalardı.

    Tek istisna Kılıçdaroğlu hariç, CHP’nin topyekün muhalefet tavrı anketlere göre CHP seçmeninin bile sinirlerini bozuyor. Her fırsatta söylediğim gibi AK Parti Türkiye’de en iyi muhalefet yapan parti. Muhtemelen açık ara birinci olmalarının en büyük sebebi de bu. Acaba geçen 8 senede CHP bunu farkedip, gözünün önündeki nimetten yararlanıp iki damla muhalefet olmayı öğrenseydi bugünkü haberi okuyanlara saç baş yoldurtur muydu?

    Habere göre CHP farketmiş ki AK Parti anayasa teklifini önceden toplanmış imzalar ile vermiş. Yani aslında imzalar teklifi okuyup ona göre toplanmamış, kimbilir ne zaman ezbere “imza at” demişler, vekiller de atmış.

    Buna yapılacak o kadar çok yorum varken CHP ise kalkmış adeta 5 yaşında çocuk gibi isyan ediyor:

    Bana ne bana ne, saylanmaz! Teklif meklif yok işte, saylanmaz! Oynamıyorum yaa!

    Bu mudur? Allah aşkına buradan çıkacak yorum bu mudur?

    “Demokrat olduğunu iddia eden bir parti ezbere imza mı toplar?” demek yerine bu mu denir?

    “Yargı ve hukuk reformu paketi verilirken kuralları çiğnemek nasıl bir tezattır” diye sorgulamak yerine verilecek tepki bu mudur?

    AK Parti’nin CHP karşısındaki en büyük üstünlüğü bu. Birisi haksızken bile her zaman zeytinyağı gibi üste çıkmasını biliyor; öteki haklıyken haksız duruma düşecek kadar şımarık…

    Eldeki seçenekler bunlar olunca da başımıza ne gelse müstahak…

  • Evdeki Hesap Baraja Uyar Mı?

    Deniz Baykal Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında “Saadet Partisi’yle koalisyon yapabiliriz, AK Parti’yle olmaz” dedi. Programı canlı izlemiş birisi olarak bunun çok da abartılacak bir yanı olduğunu düşünmesem de basında konu büyütüldü.

    Yorumlar ise ilginç. Öncelikle Numan Kurtulmuş’u takip etmeyenler, Saadet Partisi’ni eski Erbakan dönemindeki haliyle devam ediyor sanıyor. Halbuki Devlet Bahçeli’nin MHP’ye kazandırdığı yeni havaya benzer bir havanın Saadet Partisi’ne Numan Kurtulmuş tarafından kazandırıldığı açık.

    Bu konuda “Numan Kurtulmuş nasıl siyaset yapar?”, “CHP, Saadet Partisi ile koalisyon yapmalı mı?” soruları bir yana, yaklaşan dönemin en önemli unsuru olacak “barajaltı” partilerin önemini de bir kez daha ortaya çıkardı bu vasat tartışma.

    Bülent Arınç bu konuya “CHP bu varsayımı yapacak kadar bile oy alamaz” şeklinde yaklaşsa da önemli olan CHP’nin ne kadar oy alacağı değil, barajaltı kalacak partilerin bugünkü meclis partilerinden ne kadar oy kırpacağı. “Numan Kurtulmuş, Mustafa Sarıgül, Abdüllatif Şener ve hatta DP bile barajın altında kalır” diye, mevcut üçlüden bıkıp onlara kayacak oyları görmezden gelmek, seçim sonrasında ağzı açık bakakalmayı garantiler. O yüzden CHP koalisyon hesaplarını iyi yapsın, AK Parti de CHP’yi bırakıp küçümsediği diğer partilere dikkat etsin.

  • Yargı Reformuna Darbeci Kalkanı

    12 Eylül Darbesi ManşetAK Parti yine yaptı her zamanki cinliğini ve Yargı Reformu paketine Darbecilere yargı yolunu açan maddeyi de sokuşturdu. Çok tartışılan “yargı reformu” konusunda “Darbe karşıtlığı” kalkanını kullanarak millet önünde yeni bir koz elde etme hesabına girişmiş oldu.

    Bu ek olmasaydı yargı reformu kendi içinde tartışılacak, yargı kanadı reformun başka türlü olması gerektiğini savunmaya devam edecek, hükümete yakın kişiler “özgürlük, halkın iradesi” gibi yargıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan sıfatlarla konuyu kurcalayacaktı.

    Artık işler değişti. Bu pakete karşı çıkanlara “darbecileri koruyor” diye çamur atabilecekler. Örneğin CHP oltaya düştü bile. Maddenin ayrı gelmesi halinde destekleyeceklerini açıkladılar. Halbuki artık hepimiz biliyoruz ki AK Parti bu maddeyi araya bilerek sokuşturdu, ki neden ayırsın bu dakikadan sonra…

    Bu gidişin sonucunda her halükarda AK Parti istediğini alacak gibi görünüyor. Bilerek ve isteyerek muhalefete iki ucu keskin bıçak uzatmış oldular. Ucundan tutan kan kaybedecek. Bunu daha önce de çok yaptılar ve hep karlı çıktılar. Yine farklı olmayacaktır.