Kategori: Toplum

  • MHP’nin Duruşu

    Nice 29 Ekim’ler Var Sırada. 86. Yıldönümümüz Kutlu Olsun!

    .

    Devlet Bahçeli, bugün “teşkilata 10 emir verdi“. Haberden 10 emri okuduğumuzda, MHP kökenli olmayanların gözünde Bahçeli ile birlikte başlayan, şiddetten ve çatışmadan uzak, “sağduyulu ve saygılı milliyetçi” tavrı aynen korunmaya çalışılıyor.

    Bundan seneler önce, ilk olarak basit bir örnek de olsa, beyaz çorabı yasaklamıştı Bahçeli. Silahı mitinglerde yasaklamış, gençlere “silah değil, bilgisayar kullanın” diyerek, bana göre en önemli mesajı vermişti.

    Bugün gelinen nokta tesadüf değil.

    2002 seçimlerinde hükümette olmanın etkisiyle ve Cem Uzan furyasında kaybettikleri azıcık oy ile yedikleri darbeden hızla toparlandılar ve bence on küsür yılın meyvesini toplamaya başlıyorlar.

    MHP’nin yükselişini kimse inkar edemez. CHP’nin bile zaman zaman bu yükselişten kendine pay çıkartmaya çalıştığı beklenmeyen anlarda savurdukları milliyetçi söylemlerle farkediliyor. Halbuki CHP milliyetçiliği ile klasik MHP milliyetçiliği arasında dağlar kadar fark var.

    Fakat bu yeni sağduyulu yaklaşım ile CHP’nin tavır kayması birleşince bu ikili de birbirine yaklaşıyor.

    MHP yükselişte. Her ne kadar MHP tabanındaki tanıdıklarımdan aldığım yoruma göre tabanda Bahçeli’nin ekibinden (bazı mihraklara yakın kişiler olması sebebiyle) memnun olmayanlar varsa da, Bahçeli’den bizzat memnun olmadıkları için, bu da yükselişi etkilemeyecektir.

    Devlet Bahçeli doğru yolda.

  • Teröre Karşı Beyinsiz Olmak

    Yorumsuz.

    Bkz. “Rojin’den Seks Kölesi Yapardım.

    Bkz. malum yazı.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25014671/Yorum

  • İnsanlar Kışkırtılmadıkça Kötüye Yönelmez

    DTP’ye karşılama töreni sonrası yağan tepkilerin ardında Ahmet Türk nihayet bir açıklama yaptı (Bkz. haber). Bu açıklamada beklenen savunmalar, karşı saldırılar ve önceden kestirilebilir yorumlar bolca bulunuyor. Fakat bunların yanısıra Ahmet Türk’ün tartışmaya açık çok önemli bir önermesi var:

    DTP olmasaydı dahi halk yine barış grubunu yüz binler olarak karşılayacaktı

    Bu önermenin ne kadar doğru olduğu aslında açılım sürecinin kilit noktası.

    Açılım bana göre en çok, ayrımcı Türk milliyetçiliği veya bireysel özgürlüklerin çok ötesinde, Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki ekonomik ve sanayi kilidini açması umuduyla önem taşıyor. Bu kilidin asıl gücü de korku ve terör.

    “Acaba halk barış grubunu ne kadar destekliyordu” sorusunun yerine, “acaba halk terörü ne kadar destekliyordu” sorusunun cevabını aramak gerek.

    Halkın eğitim, gelir ve umut dağılımının Türkiye’nin diğer kesimlerine göre oldukça aşağıda olduğu bu bölgesinde teröre verilen destek, teröre bağlanan umutlar, bu kilide vurulan kaynaktır.

    Eğer Ahmet Türk’ün dediği gibi, “DTP olmasaydı dahi halk yine barış grubunu yüz binler olarak karşılayacaktı” ise, zaten açılımın hiç bir şeyi açamayacağı ortada demektir.

    Fakat bana bu senaryo hepten oldukça saçma geliyor. İnsanlar kışkırtılmadıkça kötüye yönelmez.

  • Taraf, Telef Oldu.

    Kaçıranlar için olayın geldiği son nokta: haber x ve haber x+1.

    Taraf’ın ciddiyeti, haberciliği, ve saygınlığı bir kez daha düşüş yaptı. Şu sıralar tek çıkış yolları “Gülen’i bitirme planı”na vurgu yapmak…

    Sonumuz hayır olsun.

    “Düşünmek taraf olmaktır”, ama gazetecilik tarafsız olmayı gerektirir…

  • DTP Ahmak Mı, Hain Mi, Yoksa Yalnızca Çaresiz mi?

    DTP, teslim olan PKK’lıları parti otobüsüyle şehir turuna çıkardı.

    Yıllarca güya demokrasi, güya barış, güya eşitlik istediğini iddia edenler bir anda son birkaç haftada aşırı kürt milliyetçisi, faşist yüzlerini göstermeye başladı. Fikirlerine çok değer verdiğim bir dostumun tanımıyla “PKK açırı kürt milliyetçiliğini temsil ediyor*”. Bu yüzlerini gösterdikleri andan itibaren de ne Türk milliyetçileri (ister aşırı olsun ister kendi çapında), ne solcular, ne muhafazakarlar onların yakınında olacak.

    Belki de DTP’nin amacı budur. Terörün bitmesi durumunda siyaset olarak nerede kalacaklar? Huzurun bulunması durumunda ne yapacaklar?

    Belki de DTP’nin amacı terör ile savaşı resmen kaybedip devlete sığınmak zorunda kalan PKK’nın karizmasını biraz toparlamaya çalışmaktır. Ne yani, kendilerince PKK’yı övmeye mi çalışıyorlar? Ayrıca öyleyse bile Apo’nun bu tavırdaki yerini merak ediyorum şahsen. Uzun vadede PKK’nın Apo’ya özgürlük istediği ortada. Bunun akla ve mantığa sığmayacağı da ortada. Bu çabalar Apo’ya ve hatta yok olmaya yüz tutan PKK’ya ne kazandırabilir ki?

    DTP alenen saçmalıyor. Buna karşı taraftan birileri lüzumsuz oranda sinirlenip olay çıkarmadan önce akılları başına gelse bari.

    Belki de herkesin şüphelendiği gibi yalnızca kışkırtmaya çalışıyorlardır… Ama ben buna inanmak istemiyorum. Kimsenin aynı anda bu kadar ahmak ve hain olabileceğini sanmıyorum.

    .

    *Tuğrul’a selam olsun.