
Bugün iki önemli konudan benim için hangisinin daha önemli olduğunu kestirmek imkansızdı.
Bir yanda polis tarafından gaz ve copla dağıtılan işçiler, diğer yanda “tehdit halinde nükleer silah kullanma” kararına yaklaşan Rusya.
İşçilerin eylemi izinsiz olsa da, bu durum ne ilk ne de son olduğu için olayın ayrıntılarından çok büyük resme dikkatimi çekiyor. Başbakan daha bir hafta olmadı ki bir Tekel işçisine “sen de işsiz kalıver ” demiş, “ülkede iş yapmadan maaş alma dönemini bitiriyoruz” diye sözüne devam etmişti. Bugünkü eylem de aynı yaklaşımın devamı olduğu için haklının haksıza karıştığı bir durum ortaya çıktı.
Rusya ise aylardır ara ara yazdığım değişen dünya dengelerini ilgilendiren bir durum. ABD-İran kutuplaşmasında eski soğuk savaş gücünü arayan Rusya, sağa sola tehdit savuruyor. Venezuela, İran, Çin, Rusya bir yöne doğru usulca kayarken, karşı taraf da bu kaymayı ekonomik ve politik oyunlarla küçük göstermeye çalışıyor.
Ekonomi değişiyor. Yönetim anlayışı değişiyor. Dengeler değişiyor. Ve yeni dengeler de ilişkilerimize ve coğrafi konumumuza bakıldığında aslında en çok bizi ilgilendiriyor. Farkedene.
İsviçre’deki referandumun ardından herkes kendi işine gelen şekilde sonuçları değerlendirip yazıp çizdi. Bizim ülkemizde bu çoğunluğu sevindirmek için daha ziyade “Cami yasağı demokrasi ayıbıdır” şeklinde yorumlandı. Vatandaş “dine saygısızlık” olarak yorumladı.
Bugün İngiltere’de Associated Press tarafından ortaya çıkartılan bir haberde, iklim araştırmacısı bilimadamlarının e-postalarının ele geçirilmesi ve o mektuplarda yazılanlara değiniliyor (bkz.
Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar derken aynı ekolün 4. partisi de aynı şekilde kapatıldı. Henüz 2 sene olmadı ki aynı açıklama ve sonuç bildirisine rağmen AK Parti kapatılmamış, belki de kapatılamamıştı.