Tayyip Erdoğan’a “peygamber” benzetmesi yapan AK Parti eski il başkanından bahseden Osman Durmuş, Başbakan’ı çok sinirlendirdi. Davos’tan beridir Erdoğan’ı bu kadar kırmızı suratla görmemiştim… Fakat gel gör ki, Gölcük depreminden sonra Yunanistan’dan gelen kan bankası yardımı üzerine Sağlık Bakanı olarak yaptığı “Türk kanına Yunan kanı karıştırtmam!” açıklamasıyla kalplerimizde taht kurmuş, lavukluğu tasdikli birisinin Erdoğan’ı bu kadar kızdırabilmiş olması da bana biraz garip geldi.
Davul bile dengi dengine çalarmış derler.
Osman Durmuş, elinde ses kayıtlarının bulunduğu CD ile her ne kadar konudan ve ortamdan bağımsız bir bilgi sunuyor olsa da, Erdoğan’ın dediği gibi “internette dolaşan belden aşağı” uydurma bir şey değildi bu. Keza bugün bahsi geçen sözü eden kişi de partiden istifa etti.
Bütün bu anlamsız, yersiz ve seviyesiz tartışmalar sırasında ve sonrasında dikkatimi çeken şey ise, benim şahsen beklentimin tersine MHP vekilleri sakin sakin yerlerinde otururken, AK Parti vekillerinin MHP sıralarına yürüyerek saldırmış olmasıydı. Her ne kadar bu durum Zaman tarafından “Osman Durmuş meclisi karıştırdı”, Samanyolu tarafından da “MHP vekili AKP vekiline yumruk attı” şeklinde başlığa taşınmış olsa da olayın özü değişmedi. AK Parti’liler MHP’lilere fiilen saldırdı.
Bütün bu oldu bitti arasında “ama onlar başlattı” şeklinde işin içinden sıyrılmak imkansız. Mecliste bu tür bir konunun işi olmadığı gibi, karşısındakinin üzerine yürüdükten sonra yumruk atan adamın da işi olamaz.
Temizlik imandan gelir.

Şahsen resimdeki Belediye başkanının adını (Selami Öztürk), sanını, İstanbul’da yaşamamış olduğumdan olsa gerek hiç duymamıştım. Fakat bugünkü habere göre kendisi Dünya’da her belediyenin onyıllar önce atmış olması gereken bir adımı, Türkiye’de ilk atan Belediye Başkanı olarak dikkatimi çekti.
Mart ayında belediye seçimleri bahanesiyle bütün politikacılar işlerini güçlerini bıraktığı sıralarda işsizlik tarihi rekorumuza ulaşmıştı hatırlarsınız. O dönemde Dünya sıralamasında da ilk 3e girme başarısını göstererek hükümet göğsümüzü kabartmıştı:
Bugün ise gelişim için başkalarını değil kendimizi rakip olarak almamız gerektiğini farketmiş olacağız ki, artık bu tür bilgiler değil, il il işsizlik oranlarını tartışıyoruz (Bkz.
YÖK üniversite sınavlarında oyuncağa dönen farklı katsayı uygulamasının (şimdilik) son halini açıkladı: