Etiket: yurtta barış dünyada barış

  • 23 Nisan'da Terör Eylemi Hazırlıkları Başladı…

    Anayasa değişiklik paketi tartışılırken teröre karşı TSK’nın ve devletin tavrını “savaş” olarak değerlendiren BDP milletvekili Sabahat Tuncel görüşmeleri gerdi.

    Israrla yaşananların “savaş” olduğunu vurgulayan Tuncel konuşmasını da “savaşı destekleyen bir parlementoda konuşmaktan utanç duyduğunu” söyleyerek konuşmasını bitirdi.

    Terörü “iç savaş” olarak yutturmaya çalışması yetmezmiş gibi meclisi de “savaş yanlısı” sıfatıyla saçma bir yaftalama işine girişti. Tartışmanın görüntülerini izleyince bu tartışmaya küfredip ya da destek verip birkaç gün içinde unutabilirdik. Ama unutturulmayacaktır.

    23 Nisan 2010’a, TBMM’nin açılışının 90. yıldönümüne, yalnızca iki gün kaldı.

    Anayasa tartışmaları sırasında konuyu meclise getirip 90. yıl kutlamalarına hazırlanan meclise karşı teröristleri özgürlük “savaşçısı” olarak yansıtmak ne kadar tesadüf olabilir?

    Bu gelişmenin sonucunda ben 2 ihtimal görüyorum:

    1. Sabahat Tuncel diline hakim değil ve lafının ayarını bilmeden konuştuğu için herkesi gerdi.
    2. Sabahat Tuncel diline gayet hakim ve kasıtlı olarak belirli bir kesime “tepkisini kendince meşru kılma” yolunda göz kırptı.

    Ben ikincisine inanıyorum.

    Bekleyip görelim… Eğer haklıysam, meclisi protesto bahanesiyle 23 Nisan’da terör eylemleri bizi bekliyor demektir.

    Umarım yanılıyorumdur, yoksa birileri fena yamulur…

  • Türk Yunan Kardeşliğine Doğru… Nihayet

    Bugün tamamen tesadüfen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Yunan Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın ortak açıklamasını canlı yayından izledim. Ne diyeceğimi bilemiyorum ama yıllardır tekrar duymayı hasretle beklediğim sözleri, İsmail Cem’den beri tekrar görmek için sabırsızlandığım dost tavrı nihayet ekranda gördüm.

    Belki Yunanistan krizinin etkisiyledir diye düşündüm. Belki meşhur “komşuların hepsiyle dost” sözde yeni, özde “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” kadar eski dış politikamız etkisiyledir. Belki de rahmetli İsmail Cem’in en yakın dostlarından olan Yunan Başbakanı’nın azmi sayesindedir. Ama her ne sebeple tetiklenmiş olursa olsun nihayet dışişleri bakanları yıllardan sonra tekrar ortak dostluk mesajları verdi.

    Herkesin hayatına Yunan bir dost girmemiş olabilir fakat inanın, konuşulan dil, uygulanılan din hariç, neredeyse hiç bir fark yok aramızda. Dil bile zaman zaman şaşırtıyor ortak isimlendirmeleri farkedince. Halbuki iki ülkede de insanların çoğunluğu bu kardeşliğin farkında değil.

    Bundan bir hafta önce Yunanistan haberlerinde karasularına giren bir Türk savaş gemisi yayınlanmış. Haftanın gündemi buymuş. Bugün ise dışişleri bakanları ortak açıklama ile Başbakanların buluşacağını duyurdu. Yapay düşmanlıktan nasiplenen medyaya, seçimlere doğru sırf bu şekilde oy avlayan kısır siyasetçilere de sanırım en iyi cevap bu tür buluşmalar olacaktır.

    Artık başbakanların da, yıllar önce İsmail Cem ve Papandreu dışişleri bakanlarıykenki başbakanların yapmadığını yapmalarını umuyor, bekliyorum.

    Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. AK Parti dönemi dış politika anlayışını özellikle ilk dönemindeki “teslimiyetçi eşbaşkan” yaklaşımı sebebiyle sıklıkla eleştirsem de, Ahmet Davutoğlu ile bütünleşen yeni tavrı beğeniyorum. Ahmet Davutoğlu’nun kelimenin tam anlamıyla “kitabını yazdığı” bu barışçıl dış politika uygulamalarının doğru yolda olduğuna inanıyorum.