Etiket: Önder Sav

  • "Yandaş Medya" Şimdi Ne Yapacak?

    Yıllardır AK Parti’ye verdiği destekten çok muhalefete yüklenen nam-ı diğer “yandaş medya”, son gelişmeler sonrasında CHP’ye nasıl yaklaşacak merakla bekliyorum.

    Önder Sav’ı tartışmaya gerek yok. CHP içinde duyulan saygı, harcadığı emek falan biz vatandaşı ilgilendirmez. İstatistikler yalan söylemez. Fatih Altaylı’nın geçenlerde yazdığı gibi Önder Sav 53 yıldır CHP’deyim diye gururla söylüyor ama CHP de 53 yıldır iktidar olamıyor. Tesadüf olabilir mi?

    CHP’yi hedef alan haber ve yazılarda bugüne kadar hep “CHP zihniyeti” diye bir yafta ve “Kılıçdaroğlu’dan lider olmaz” teziyle sayısız yorum yayımlandı. Ama ayrıntılara baktığımızda “CHP zihniyeti” diye tanımladıkları şeyin en katı temsilcisi de, Kılıçdaroğlu’ya yöneltilen eleştirilerin temelinde de Önder Sav ve ekibi vardı her zaman…

    Örneğin Zaman, Türkçe yayınlarının aksine İngilizce yayınlarında genellemelerden uzak, doğrudan Önder Sav’ın hegemonyası olduğunu ve iplerin onun elinde olduğunu belirten haberler yaptı. Yani Türkçe yayınlarında (siyasi mecburiyetten olsa gerek) CHP’yi topyekün bombalayan gazete, İngilizce yayınında CHP’yi değil, onu rahat bırakmayan Önder Sav’ı suçluyordu.

    Bugün ise Zaman’da ufak da olsa “CHP’de Önder Sav dönemi kapandı” manşetiyle son gelişmeler verildi. Acaba “yandaş medya” başından beri CHP’ye değil, Önder Sav’ın temsil ettiği gruba mı karşıydı?

    “Yandaş medya” da yeni CHP‘de bir umut görüyor olabilir mi, yoksa ben mi hayal kuruyorum?

  • CHP Ya Evrilecek, Ya Devrilecek

    Kılıçdaroğlu ile CHP geç de olsa belki de Deniz Baykal dönemi oluşmuş anti-CHP nefret bloğunu kırma şansını yakaladı. Halkın büyük bölümü zaten yıllardır Deniz Baykal ve Önder Sav’ı CHP’ye oy vermeme nedenlerinin başında gösteriyordu. Belirli medya kurumları “CHP zihniyeti” vurgusu yaparken de aslında benzer kişilerin kadrolarının yaklaşımlarından bahsediyordu.

    CHP, yıllardır statükocu olmakla suçlanırken aslında kendi içinde de görüyoruz ki ayrı bir statüko ile mücadele sürüyormuş. Bunun ilk örneği Sarıgül-Baykal kurultayında ortaya çıkmıştı. İkinci örneği ise bugün yaşanıyor. CHP, kendi içindeki duvarları, Kılıçdaroğlu’nun tabiriyle “korku imparatorluğunu” yıkma mücadelesinde. Ancak eminim bu defa Sarıgül’ün yerinde ismi şaibelere karışmamış, sol söyleme daha yakın birisi olduğu için başarılı olacaklardır.

    Şahsen CHP’nin sürekli laiklik üzerinden oy kovalamasını kısır ve aciz bulanlardanım. Bunun üzerine Türkiye’deki partilerin hemen hepsinin serbest piyasa ekonomisi ve küreselleşme yanlısı olduğu ve kimse sosyal devletin “S”sinden bile bahsetmediği için Türkiye’de ekonomik olarak somut bir muhalefetten söz edilemiyordu. Bu yüzden laiklik ve cumhuriyet gibi muallak söylemler sunan “eski” CHP yaklaşımının yıkılması pek olumlu bir gelişmedir. Darısı MHP’nin başına…

    CHP ve MHP gibi köklü partiler AK Parti’nin sahip olduğu şansa sahip değiller. Bölünerek arkalarına rüzgar alıp 2 senede iktidara koşamazlar. Bölünenler her zaman eski partinin duygusal bağıyla birlikte belirli bir kesim seçmeni de geride bırakmak zorundadır. Ecevit bunu iki defa göstermiştir. Bugünkü güçlü AK Parti karşısında da bu ince hesaplar hayati duruma gelir. Dolayısıyla CHP kendi içinde dönüşümünü bölünmeden, fakat aynı güçle yaşamalıdır.

    Bunu başarmadan da zaten ne iktidar olabilirler, ne de eskisinden iyi bir muhalefet.

  • CHP Sav'ı Bir Türlü Başından Savamadı

    CHP’de yıllardır halkın çoğunluğu tarafından sevilmeyen iki isim vardı:

    Deniz Baykal ve Önder Sav.

    CHP bu iki isimden kurtulması halinde hiçbir şey yapmadan bile oy oranını arttırmış olabilirdi.

    “Komplo”, “Brütüs”, “İhanet” diye tartıştığımız malum olay bu isimlerden birisini CHP’den kopartmayı başardı. Bu ne kadar başarı sayılabilir bilinmez fakat Kemal Kılıçdaroğlu değil, CHP’nin başına kim gelse CHP için (oy oranı bazında) muhtemelen hayırlı bir sonuç olacaktı.

    Biri gitti, “öteki de onun sağ kolu, artık o da gider” derken bir ters U dönüşü ile Önder Sav Kemal Kılıçdaroğlu’nun yamacına sığınıverdi. Bazılarına göre de Kemal Kılıçdaroğlu Sav’ın yamacına sığınmıştı. Ama nasıl olduysa oldu, sonuçta Önder Sav yine CHP Genel Sekreteri oldu

    CHP değişimi liderinde yaptı. İsmindeki kelimelerde vurgu değişimi yaptı. Cumhuriyet’e vurgu yapmaktan döndü, Halk’a vurgu yapmaya başladı. Parti Meclisi’nde değişim yaptı…

    Ama herkesin beklediği, CHP örgütüyle kan bağı olmayan seçmenlerin beklediği asıl değişimi yapmadı. Gürsel Tekin’i MYK’ya sokmadı. Önder Sav’ı kimse yerinden savamadı.

    CHP değişiyor elbet. Ama Sav ayak altında dolandığı sürece de bu değişim içten içe sorgulanmaya devam edecek gibi duruyor.