Etiket: spor

  • Fenerbahçe Üniversitesi

    Aziz Yıldırım kulüp dergisinde artık resmen duyurmuş Fenerbahçe Üniversitesi kurulacağını. Benim bu fikirden ancak bugün haberim olmuş olsa da meğer yıllardır düşünülen bir konuymuş.

    Koyu Galatasaray’lılar hemen “Galatasaray’ı kopyalıyorlar” şeklinde yorumlar yapmaya başlamış bile internette. Halbuki henüz neredeyse hiç bir alakası yok planlanan üniversite ile Galatasaray Üniversitesinin.

    Bir Galatasaray’lı olarak bu saatten sonra Fenerbahçe’nin üniversite açması bende de önce bu tarz bir his uyandırmış olsa da sonradan okuduklarımdan gördüm ki içerik sanırım aynı olmayacak. Fenerbahçe Üniversitesi için öncelik olarak Spor Bilimleri Enstitüsü açılması planlanıyormuş. Bu açıdan Türkiye’de spor eğitimi seviyesi yerlerde olduğu için spor açısından oldukça umut verici bir gelişme. Ayrıca bu şekilde “taklit” veya “kopya” gibi duygusal suçlamalar da elenmiş olacaktır. Fenerbahçe veya ÖzHakikiFutbolSpor farketmez. Sporda altyapı ve kurumsallaşma konularında ortaya atılacak her türlü fikri desteklemeliyiz.

    Fenerbahçe’nin bu tür bir enstitü kurmasının ardından umarım diğer kulüpler de Fenerbahçe’yi taklit ederler…

    .

    not: Galatasaray Üniversitesi de zaten taklitle benzeri yaratılabilecek bir kurum değil. Ayrıca gerek tarihi, gerek içeriği olsun, niteliği gereği futbol muhabbettine meze olacak bir kurum da değil.

  • Haber Yapmaktan Haberi Olmayan Spor Habercileri

    Gazetelerimizin habercilikten ne kadar uzak olduklarını yazılarla bir veya iki kez eleştirip sonra kendi kendime “ya bırak allassen, Allah’ından bulsunlar” şeklinde çemkirerek pes etmiştim.

    Ardından Blog Ödülleri oylaması sırasında dahil olduğum “Haber-Gündem” kategorisine biraz daha uyumlu olmak adına hergün haberlerle ilgili yazı yazmaya karar verdim. Bunun yan etkilerinden birisi de rezil gazetecilik örnekleriyle sıkça muhatap kalıp sinirlerimin durduk yere gerilmesi oldu.

    Sonra oylama süreci sona erdi, ben de tekrar “ya bırak allassen, bu gazetelerin bağlantılarını bile vermeyeceğim olabildiğince” şeklinde isyan ettim.

    Derken bugün tekrar bir örneğiyle karşılaştım ve aslında bundan kaşıl olmadığını hatırladım. Yine dayanamayıp paylaşayım dedim…

    Güzide bir manşetten demiş ki “Eşcinsel hakeme düdük imkansız“. Güya, sözümona eşcinsel olan bir hakem cinsel tercihi sebebiyle terfi edilmiyormuş. Haberi normalde okusam isyanlarım bu tür bir uygulamanın ne kadar yersiz, haksız ve cahil olduğu yönünde olurdu. Gel gör ki haberin nasıl çarpıtılmış olduğunu sağolsun Fatih Altaylı’nın yazısı sayesinde öğrenmiş olduk. Bir tek haberden çıkanlara bakın:

    1. Hakem eşcinsel değil, adama sormadan damgayı basmışlar.
    2. Terfi edilmeme sebebi cinsel tercih değil, askerlikten muaf olmama durumu. Uygulama yanlış anlatılmış.
    3. Hakemin askerlikten muaf olma sebebi eşcinsellik değil psikiyatrikmiş (hakemin dediğine göre), dolayısıyla ilk iki maddeyi birleştirip bir sonuç çıkartmak da doğru değil.
    4. Aynı gazete, yetkili kişiler tarafından bu haberde anlatılan şekilde bir uygulama olmadığı açıklamasını vermiş. Kendi haberlerini bile okumuyor mu bunlar?

    Sonuç olarak gazetelerin spor bölümlerinin sefaletinin farkındayız fakat ne olursa olsun yorum yazısı olmayan bu tür “haberler” adam gibi, adabıyla verilmeli. Popülist olmak için, tartışma yaratıp üç beş kuruşluk dikkat çekmek için meslek ahlakından veya kurallarından çıkılmaz.