Etiket: internet yasakları

  • İleri Demokrasilerde Sansür Olmaz

    Haftalardır bazı köşeyazılarında Başbakan’ın “ileri demokrasi” tabiri dönüp duruyor. Ne menem bir şeyse bu ileri demokrasi, Başbakan’a göre biz henüz ulaşmamışız o mertebeye. Çok da haklı Başbakan.

    Basından kodamanların çağırıldığı son kahvaltıda da her tarafta okuduk ki ileri demokrasi mantığına sahip başbakanımız, bu mantığı henüz çözememiş olan Yiğit Bulut’un “merkezi bir basın denetleme kurulu olsun” önerisini reddetmiş. Bunu yaparken basında, yayında özgürlükten yana bir tavrı olduğunu zannedebilirsiniz. Fakat bu özgürlük yalnızca medya patronlarının ulaşabildiği sınırlar dahilinde anlaşılan, Çünkü başbakan o gün kahvaltıya büyük medya kuruluşlarıyla ilişkili 3 internet haber sitesi hariç hiçbir haber sitesini davet etmemişti.

    Hükümet yetkilileri bir zamanlar YouTube yasağı konusu açıldığında “kimse Türkiye Cumhuriyeti ile kafa tutamaz” demişti.

    Son olarak da Cumhurbaşkanı daha bu hafta Dünya’nın gözü önünde, ulu orta, çekinmeden, “Türkiye’de internet sansürü yok” dedi! Yokmuş… Her tarafımla güldüm.

    Bugün ise bu histerik gülücüklerimi vimeo’nun da yasaklanması haberiyle tekrar kaybettim.

    İnternet yasaklarını vergi yasalarına bağlayanlar işin önemini farkedemiyor, ya da bilerek görmezden geliyor…

    Her türlü yasama yetkisi elinde olanlar bu işi belli ki bilerek ve isteyerek savsaklıyor…

    Sonra da hala birileri kalkıp “ileri demokrasi” dersleri verirken, “bizle kafa tutmayın”, “bizde sansür yok” gibi açıklamalarla göz göre göre beynimizi gıdıklıyor…

    İlerisi gerisi artık umurumda değil… Demokrasi ayaklarından bıktım usandım artık…

  • Ağzı Olan Konuşuyor, Sansürler Sürüyor…

    Dün Türkiye’nin ilk ciddi internet sansürü karşıtı eylemi gerçekleşti. Taksim’de bu yürüyüşe yalnızca iki bin kadar kişi katılmış.

    Bu yürüyüş dün yapıladursun, dün ve bugün ise herkes özgürlük ve demokrasiden bahsedip durdu. Fakat herkesin özgürlük tanımı ve sınırları farklı. Şimdilik tek ortak nokta, özgürlükte internete yer olmaması.

    İnternet okurları sitelere yazdıkları yorumlar sebebiyle hapse atıladursun; Başbakan Erdoğan bugünkü konuşmasında “her mesele konuşulmalı” diyordu.

    İnternet siteleri içerikleri sebebiyle kapatıladursun; ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu dünkü konuşmasında “Özgürlükçü anayasayı biz getireceğiz” diyordu.

    İnternet siteleri tüm kullanım şekillerine, getirilerine, faydalarına rağmen, bir kullanıcının lavukluğuyla bile toptan kapatıladursun; muhalefet lideri Bahçeli dün ülkücü gençlere “Elinizde silah değil, bilgisayar olacak” diyordu.

    Acaba sansür ve yasaklardaki bu gidişle, elimizdeki bilgisayarla ne yapabileceğiz? Hangi özgürlüğümüz kalmış olacak? Hangi meseleyi korkmadan tartışabileceğiz?

  • Yol, Su, Elektrik… ve İnternet

    Bugün itibariyle yürürlüğe giren yasa ile artık Finlandiya’da hiçbir kamu veya özel kuruluşun vatandaşın “en temel ihtiyaçlarından” sayılan interneti kesme hakkı bulunmuyor. İnternet yasaklarını sabit fikirli bir tutuculukla ele alan kanunlarımız bir yana dursun, bu kanunlara el atacak yüreklilikte ve ileri görüşlülükte bir liderimiz, partimiz ve hatta sivil toplum kuruluşumuz bile bulunmuyor. Bu durumda bize de Finlandiya’ya bakıp bakıp iç geçirmekten başka çare kalmıyor.

    Finlandiya yanlış hatırlamıyorsam Dünya’da benzinli arabaların kullanımdan kaldırılması ile ilgili kararı veren de ilk ülkeydi. Sanıyorum 2012 yılından itibaren Finlandiya’da tüm araçlar ya elektrik ya da hidrojen ile çalışıyor olacak. Biz ise daha doğal gazla çalışan otobüslere, metrobüslere sevineduralım.

    Temiz enerji kaynakları, internet devrimi, basın ve ifade özgürlüğü bizden çok uzak kavramlar. Dünya politikasının bana göre en önemli bu 3 konusunda bu kadar silik olmamız içimi parçalıyor.

  • Medvedev Twitter Açtı, Bizde Youtube Yasak

    Türkiye’de internet konusunda insanlar gözlemlediğim kadarıyla 2 buçuğa ayrılıyor:

    1. grupta internetti sallamayan, ne işe yaradığını ve kapsamını bilmeyen veya yeterince ileri görüşlü olmayan tutucu kesim yer alıyor. İnternet yasaklarını savunanlar da zaten çoğunlukla bu kesime dahil.

    2. grupta da internet yasaklarına karşı olup, bu yasakları kullanıcı seviyesinde bir şekil alt etmek mümkün olduğu için olaya teoride karşı olup pratikte eyleme geçmeyenler bulunuyor. Bu gruptakiler yasak sitelere önce diğer siteler üzerinden IP gizlemesiyle, şimdilerde ise meşhur “host dosyası” üzerine ekleme yaparak giriyor. Sitelere girdikleri için yasakların bir zararı olmadığını sanıyor ve onlara dokunmayan yılanı bin yaşatıyorlar. Maalesef ki çoğunluğumuz bu gruba dahiliz.

    2 buçuğuncu grupta ise yine yasaklara karşı fakat eyleme geçen pek ufak bir azınlık var. İnternetin kapsamının ve gidişatının farkında olup, gelecekteki internet kullanım alanlarını, bugünkü uluslararası gidişatın farkında olan kesim bu gruba dahil. İnternet yasaklarının her türlüsüne karşı olanlar, internet veya yazılım sektöründe çalışanlar, korsan dosya paylaşımını destekleyenler çoğunlukla bu gruba dahil.

    Özetle çoğunluğumuz interneti kullansak da kapsamının, sosyolojik gidişatının, teknolojik getirilerinin, ekonomik dengeleri nasıl altüst ettiğinin farkında değiliz.

    Medvedev’in Twitter ve Google merkezlerine yaptığı ziyaret gösteriyor ki Rusya bu bahsettiğim önemi farketmiş. Maalesef bizim basınımız bunu her zamanki gibi “tüketim çılgınlığı” bakış açısıyla ele alıp “Medvedev dünyadaki ilk iPhone 4 sahibi” şeklinde vermiş. Halbuki burada önemli olan apple, google, twitter gibi yeni iletişim çağı devlerinin öneminin vurgulanmış olması.

    Obama son seçimde en büyük farkı facebook üzerinde yaptı. İran’da son seçimler sonrası Ahmedinejad karşıtları tüm siyasi ve askeri baskılara rağmen tüm eylemleri aylarca Twitter sayesinde yürütebildi. İnternet korsanları yıllardır kodaman şirketlerin devletler yoluyla uyguladığı baskıya rağmen yaşıyorsa bunun tek sebebi de internetin karşı konulamaz gücüdür. Toplumsal örnekler saymakla bitmiyor. Ekonomik ve teknolojik örneklere ise hiç girmeyeceğim.

    Her fırsatta bu fikrimi dile getiriyorum: İnternet, insanlık tarihindeki ikinci “matbaa”dır. Benzer bir devrim kaçınılmaz.

    İnternet, yeni fikirleri, gerçekleri, insanlığın ekonomik, sosyolojik ve hatta politik evriminin yeni dönüm noktasıdır.

    Biz ise kalkmış hala yasaklar hukuki mi, hukuka uygun nasıl yasaklar koyarız, yasakları nasıl kaldırabiliriz gibi anlamsız tartışmalar içindeyiz. Allah aşkına birileri çıksın artık şu millete internetin komik videolar ve pornodan ibaret olmadığını anlatsın.

    İnternet bağımsızlıktır!