Etiket: İlahi

  • Hayko Cepkin’in Ramazan Açılımı

    Hayko Cepkin, TRT’nin Ramazan programında Pir Sultan Abdal’ın “Demedim mi” ilahisiyle muhtemelen onu hiç tanımayan bir kitlenin karşısına çıktı. Hayko Cepkin’i takip eden birisi olarak buna pek şaşırmadım. Ancak Hayko Cepkin kimdir, nedir bilmeyenler tarafından internet üzerinde ilginç yorumlarla da karşılaştım. Olayı “TRT’nin Hayko Cepkin açılımı” olarak yorumlayanlar bile olmuş ki bu da bizim insanları yaptıkları işle değil dış görünüş veya bizim onları nasıl “zannettiğimiz” üzerinden yargıladığımızın da bir örneği sanırım.

    Yıllarca oldukça ufak bir azınlığın dinlediği bu tarz müzikleri dinlemiş, bazen o tarz giyinmiş birisi olarak, biliyorum ki yalnızca müzik temelli gelişmiş ithamların kurbanı olan milyonlarca insan var. Bundan nasibini alanların başında da elbette ki müziği icra edenler geliyor.

    Metal müzik nedir, Satanizm nedir bilmeden; metal dinleyenleri satanist sanan bir toplumuz. Repçileri kayıp gençlik, rockçuları eroinman olarak fişleyip, ne anlattıklarını bile dinlemeden müziği kuru gürültü veya laf kalabalığı zanneden çoğunluğumuz, yıllarıdır örneklerini görmüş olsa bile Hayko Cepkin’in bu son örneği gibi “açılımlar” karşısında şaşırabiliyor.

    Halbuki müzik bir sanattır ve sanat yalnızca içeriğiyle ele alınmalıdır.

    .

    Hayko Cepkin’den “Demedim mi” ve “Bertaraf Et”. Arasındaki 7 farkı bulmaya çalışın:

    .

    Zeynep Atiker’e teşekkür.

  • Şakacı

    Şakacı

    Şakacı’nın dükkanına girdim
    görünmez O dükkanında
    yönetir, yönlendirir

    Şakacı oyuncak verir, kendini göstermez
    seni duyar ama konuşmaz
    almasını bilene

    Şakacı ciddidir, gülse de güldürse de
    şaşırtmak için, eğitmek için oynar
    oynasa da belli olmaz

    Şakacı’nın oyunu bu dükkan
    ne dükkan gerçek ne ben
    girmişiz bir aleme, gidene dek kıyamete

    Şakacı sende, bende değil
    herkesin aynasında, ısrarcı
    güldürmeyi sever Şakacı, gülene

    Şakacı bazen yağmur bazen sıcak
    bazen haber, bazen öğüt
    Şakacı neyse, o da sen, ben, biz

    Şakacı yalnız değil ama tek
    bilene güç bilmeyene düş
    dükkanında camlar ve sırlarla, aynacı

    Şakacı sabır sever, ilim sever
    ne kin güder ne nefret
    O da sen, ben gibi gülmek ister, güldürmek

    Şakacı’nın dükkanına girdik sıradan
    çıkabilene aşk, girene selam
    Şakacı’ya şükürler olsun.